Köpeğinizi eğitmenin pratik rehberi

Kışta Köpek Bakımı: Soğuk Havada Nelere Dikkat Edilmeli

Kısa cevap: Kış köpek bakımı soğuk hava koşullarında üç şeye indirgeniyor: yürüyüş süresini kısaltıp sıklığını artırmak, patileri her dönüşte tuz ve buzdan arındırmak, tüyü kuru ve yatağı yerden yüksek tutmak. Benim köpeğim Zeyno ile geçirdiğim kışlarda öğrendiğim şu: soğuk kendi başına düşman değil, ıslaklık ve rüzgâr düşman. Kuru ve rüzgârsız bir -2 derecede rahat gezen bir köpek, yağmurlu 6 derecede titreyebiliyor.

Köpeğim için kaç derece soğuk sayılır?

Tek bir eşik vermek zor, çünkü ırk, yaş, tüy yapısı ve kilo hepsi devreye giriyor. Kendi pratiğimde şöyle bir ölçek kullanıyorum:

SıcaklıkKalın tüylü, iri ırkKısa tüylü / küçük ırk
10°C üzeriSorun yokSorun yok
4–10°CNormal yürüyüşRüzgâr varsa mont
0–4°CYürüyüş kısalırMont şart, 20–25 dk
0°C altı20–30 dk, hareketli10–15 dk, tuvalet odaklı

Yavrular, on yaşı geçmiş köpekler, çok zayıf olanlar ve kalp-böbrek problemi olanlar bu tablodaki sürelerin yarısıyla yetinmeli. Zeyno yedi yaşına geldiğinde eskisi kadar uzun kar yürüyüşlerini kaldıramadığını fark ettim; artık dışarıda daha az, evde daha çok çalışıyoruz.

Patiler: kışın en çok ihmal edilen bölge

Kışın veterinere en çok gidilen sebep tüy değil, pati. Yol tuzu, buz çözücü kimyasallar ve donmuş asfalt pati tabanını çatlatıyor. Benim rutinim şu:

  • Çıkmadan önce: Parmak aralarındaki uzun tüyleri kısaltıyorum. Uzun tüy kar topağı tutuyor, o topak yürürken taş gibi sertleşiyor ve deriyi yırtıyor.
  • Çıkmadan önce ikinci adım: Pati tabanına ince bir tabaka pati balsamı. Bariyer görevi görüyor, tuzun deriye temasını azaltıyor.
  • Dönüşte: Ilık ıslak bezle her patiyi tek tek siliyorum, parmak aralarını da. Tuz kalırsa köpek yalıyor, mide bulantısı ve ishal yapabiliyor.
  • Haftada bir kontrol: Çatlak, kızarıklık, tırnak arası yara var mı diye bakıyorum. Kaşıntı ve tahriş konusunda ayrı bir yazımız var, kışın pati kaşıntısı çoğu zaman kimyasal kaynaklı oluyor.

Patik kullanmayı denedim, Zeyno ilk seferde yürümeyi reddetti. İşe yarayan yöntem şuydu: evde patikleri takıp bir dakika oyun, sonra çıkarma. Bunu bir hafta tekrarladıktan sonra sokakta kabul etti. Aynı kademeli alıştırma mantığı tasma çekmesini durdurma çalışmasında da işe yarıyor.

Tüy, banyo ve kurulama

Kışın en büyük hatam ilk yıl köpeği sık yıkamak olmuştu. Sık banyo, deriyi koruyan doğal yağ tabakasını alıp götürüyor ve soğukta kepek, kaşıntı, kuruluk başlıyor. Şimdi kışın banyo aralığını uzatıyorum, bunun yerine haftada üç kez fırçalama yapıyorum. Fırçalama kan dolaşımını artırıyor ve ölü tüyü alarak tüyün yalıtım işlevini koruyor; keçeleşmiş tüy hava tutmadığı için soğuğa karşı hiçbir işe yaramıyor.

Yıkamak zorunda kaldığımda kural net: köpek tamamen kurumadan dışarı çıkmıyor. Havlu ile bastırarak kurutuyorum, ovalamıyorum. Saç kurutma makinesini en düşük sıcaklıkta ve mesafeli kullanıyorum; sıcak hava deriyi yakabiliyor.

Yatak, yer ve ev içi düzen

Soğuk yerden geliyor. Zeyno'nun yatağını pencere altından ve kapı önünden çektim, iki parmak yükseklikte bir platform üstüne aldım. Beton veya fayans üstüne serilen yatak, ne kadar kalın olursa olsun altından soğuk çekiyor. Ek olarak yatağın içine yıkanabilir bir polar örtü koyuyorum; hem sıcak tutuyor hem haftada bir makinede yıkanıyor.

Bahçede yaşayan köpekler için durum farklı: kulübenin girişi rüzgâr yönüne bakmayacak, tabanı yerden yükseltilmiş olacak, içine battaniye değil saman veya talaş konacak. Battaniye nemi tutup buz gibi olur. Su kabının donmasını engellemek için kalın plastik veya ısıtmalı kap kullanmak gerekiyor; kırık buz kenarları dile zarar verebiliyor.

Beslenme değişir mi?

Yaygın inanış "kışın porsiyonu artır" şeklinde ama bu sadece dışarıda çok vakit geçiren, aktif çalışan köpekler için doğru. Kışın çoğu ev köpeği daha az hareket ediyor ve porsiyon artırılırsa kilo alıyor. Ben Zeyno'nun porsiyonunu sabit tuttum, hareketi azaldığı dönemde yüzde onluk bir azaltma yaptım. Beslenme saatleri ve rutini konusundaki düzeni bozmadan sadece miktarı ayarlamak yeterli oldu.

Su tüketimine daha çok dikkat etmek gerekiyor: kaloriferli evde hava kuru olduğu için köpek fark etmeden dehidre olabiliyor. Kuru mama yiyorsa suyuna bir miktar ılık su ekliyorum ya da haftada birkaç kez ıslatılmış mama veriyorum.

Dışarı çıkamadığımız günlerde enerjiyi nereye harcatıyorum?

Kışın en büyük problem yürüyüş eksikliği değil, zihinsel uyarım eksikliği. Yürüyüşü yarıya indirdiğim günlerde evde şunları yapıyorum:

  1. Mamayı kaseden değil, koku bulmacasından veya havluya sarılmış halde veriyorum. On dakikalık koklama, yarım saatlik yürüyüşe denk yoruyor.
  2. Temel komut tekrarı: otur, kal, gel üçlüsünü koridorda beş dakika çalışıyorum. K